Verfügbare Informationen zu "BATI VE iSLAM"
Qualität des Beitrags: Beteiligte Poster: firtina Forenurl: Klick aus dem Unterforum: DiNi BiLGiLER Antworten: 1 Forum gestartet am: Freitag 29.06.2007 Sprache: deutsch Link zum Originaltopic: BATI VE iSLAM Letzte Antwort: vor 15 Jahren, 8 Monaten, 28 Tagen, 10 Stunden, 50 Minuten
Alle Beiträge und Antworten zu "BATI VE iSLAM"
Re: BATI VE iSLAM
firtina - 30.06.2007, 16:11BATI VE iSLAM
Batı Ve islam
Batı Ve islam
Doğu ile Batı' nın Yanyana Yaşayışı
İspanya'Da Müslüman Kültürü
İspanya Müslümanları ve Bilim
İspanya, Hristiyan Avrupa' da İslam'la doğrudan etkileşime giren ilk ülke oldu. 711 den 1492 yılları arasında iki halk savaş ve barışla içiçe yaşadı. Daha 9. yyda Kordova Hristiyanları, Müslüman yaşam tarzını benimsemişlerdi. İslam uygarlığı, üstün bir uygarlık olarak yerleşti İspanya' ya Arap şiiri, Arap felsefesi, Arap giyim kuşamı, Arap yaşam tarzı Endülüs ' te hiç yabancılık çekmedi Palermo ' da Arap yazını ve Yunan biliminde aynı derecede becerili Hristiyanlar ve Müslümanlar yaşıyordu
Kral, Arapça konuşup yazabiliyordu Müslüman usulünce haremi vardı ve Doğu tarzında giyiniyordu. Palermo ' nun Hristiyan kadınları da Müslüman kardeşlerinin giyim kuşamını, peçeyi ve konuşmalarını benimsemişti
İspanya'da İslam
İspanya, Hristiyan Avrupa' da İslamla doğrudan etkileşime giren ilk ülke olmuştur 711' den 1492' ye kadar iki toplum savaş ve barışla yanyana yaşadılar. "Dokuzuncu yüzyıldan başlayarak Atlantik ve Akdeniz kıyılarında korsan akınlarında bulunan Normanlar zamanla yarımadanın ve adanın Müslüman kentlerinde mahalleler kurdular(Lizbon Seville Orihuela ve Barbasto gibi) Sicilya adasında Müslümanlık tam anlamıyla egemenlik kurmuşken, Normanlar onbirinci yüzyılda adayı ele geçirdiler ve bir yüzyıl kadar iktidarda kaldılmar Bu dönem boyunca Sicilya halkı farklı dinlere inanan ve farklı diller konuşan bur çk ulustan oluşuyordu
Palermo' daki Norman Kralı II. Roger (1130-1154)' in maiyeti Arap yazını ve Yunan biliminde(s:140) aynı derecede becerili Hristiyan ve Müslümanlardan oluşuyordu Norman şovalye ve askerleri İtalyan ve Fransız soylular ve katipler İspanya, Afrika ve Doğudan gelen Müslüman bilim ve yazın adamları, Krala birlikte hizmet ediyorlardı Müslaman saraylarındaki yapının tam bir kopyası oluşmuştu Kralın kendisi de Arapça konuşup yazabiliyordu; müslüman usulünce haremi vardı ve Doğu tarzında giyiniyordu. Palermo' nun Hristiyan kadınla da Müslüman kardeşlerinin giyim, peçe ve konuşmalarını benimsemişlerdi"
Daha dokuzuncu yüzyılda Kordova Hıristiyanları, Müslüman yaşam tarzını benimsemişlerdi. Harem kuracak ve bazan sünnet olacak kadar. Arap şiirinden ve yazınından aldıkları zevk İslamın felsefe ve ilahiyat konularındaki öğretilerine duydukları merak çok açıktı Onuncu yüzyıl boyunca Araplaşmış keşiş ve askerler Leon' a akmış, üstün kültürleri onlara sarayda ve krallığın Kilise ve sivil yönetiminde önemli görevleri edinebilmeyi garantilemiştir. Toledo fatihi
6. Alfonso (1065-1109) Sevil Berberi kralının kızyıla evlenmişti. Başkenti, Müslüman sultanlığından farksızdı Moda hızla özel yaşama da yayıldı; Hrisiyanlar Berberi tarzında giyindiler. Kastilya'nın gelişmekte olan Latin dili Arapça sözcüklaerle zenginleyştiTicaret, sanat ve zanaatta, belediye örgütlenmesinerd tarım uğraşlarında Hristiyan kral egemenliğindeki müslümanların etkisi ağır basmaktaydı ve böylece
10. ya da Bilge Alfonso' nun zamanında doruğuna vuracak olan yazınsal işgalin yolu da açılmış oldu"
Kordova' da (Endülüste), aynı 12. yüzyılda, Aristonun izleyicisi olan filozof İbni Rüşd ise, bilimi cesaretle savunuyordu. İbni Rüşd, Gazali' ye Yıkımın Yıkımı adlı ateşli bir yanıt verdi.
Batı' ya Aristoculuğu Öğreten Bilgin
İbn-i Rüşd ( Averroes,1126-1198)
İbn Rüşd, yalnız büyük bir filozof değil, aynı zamanda kendisine yapılan baskılara karşın görüşlerinde direnen büyük bir adamdır
Batılılar onu Averro veya Averroes diye de tanıyor. 12. yüzyılın İspanyasında insanlar ve inançlar arası anlayışı ve diyaloğu savunan, çağının en önemli bilginlerinden biri, bir fıkıh uzmanı, tam bir erken hümanist Muvahhitlerden Emir Ebu Yakup Yusuf'un etkisiyle Aristoyu okuyor; onun öğretisini çağına göre yorumluyor. Temel kaygısı şeriatla felsefeyi bir potada birleştirmek. Ama görüşleri katı islamcıları harekete geçirmekte gecikmiyor. Yine Muvahhitlerden Yakup el Mansur ondan fikirlerinin hiç olmazsa bir bölümünden vazgeçmesini istiyor; ama İbni Rüşd, taviz vermiyor ve gözden düşüyor
Ancak ölümünden kısa bir süre önce aklanıyor ve yeniden büyük bir saygınlık kazanıyor Bundan 800 yıl önce "müslüman filozof olunur mu ve olunursa nasıl olunur?" gibi bugün bile tartışılan soruya çözüm aramış bir düşünürdür(Yeniyüzyıl, 20 Temmuz 1997, Attila Dorsay'ın Mısırın büyük sinemacıcısı Yusuf Şahinle ilgili yazısından)
İbn Rüşd (diğer adı Averroes, (1126-1198) Sultan Ebu Yusuf Yakup zamanında yaşadı Sevil ve Kurtuba kadılıkları yaptı Tıp Ansiklopedisi eseriyle ün salmıştır Üstün bir tefsirci olarak kabul edilir ve onun liberal, serbest görüşleri kendisini herkese beğendirir. Kitapları beş yüz yıl Doğu ve Batı Üniversitelerinde ders kitabı olarak okutulmuştur.
İspanya Müslümanları, tarihte seçkin bir rol oynadı. Bir kere Doğudakine paralel bir uygarlık kurdular. Avrupa' da bilimin canlanmasının temellerini attılar. Bu alanda dört büyük İspanyalı Müslüman, bilim ve düşünce tarihinde önemli bir yer tutar:
İbn Bacce(ölümü
1138) Onun için felsefe, insanın Allaha yaklaşmasını sağlamaktaydı. Mükemmele gitmek için insanda yeterli kapasite olduğuna inanıyordu. Endülüs düşünürlerinden İbn Bacce tıp, matematik,doğa bilimi,astronomi ve müzikle uğraşmış ve Farabi gibi bu bilginleri geniş bir sistem içinde toplamaya çalışmıştır.
İbn Tufeyl(ölümü
1185) Sultan Ebu Yusuf Yakub' un başhekimiydi. Tufeyl, oluş ve gelişim (evrim) konusundaki görüşleriyle ünlüdür. O, insanın en yüksek bilgiyi elde etmeye muktedir olduğuna inanıyordu.
Musa İbn Meymun ( 1135-1204), Kurtuba ' da doğmuş bir Yahudiydi. İspanya ' dan Mısır ' a gitti. Orada Büyük Selahaddin in saray hekimi oldu. Onun ünü, aklı inançla bağdaştırmaya çalışmasına dayanır. Çok açık fikirli bir düşünürdü.
El-İdrisi (1100-1166) 12. yüzyılın Coğrafya bilgini ve haritacısı. 1100'de Septede doğdu; mesleği onu Sicilyaya getirdi. Sicilyaya egemen olmada Fatimilerden sonra gelen ama Sicilyadaki Sicilya-Arapa kültürünü koruyan, Sicilyanın Norman kıralı İkinci Rocı yönetiminde en yetkini eserlerini verdi.
İspanya Müslümanlarından diğer ünlü adamlar arasında büyük mutasavvıf İbn Arabi ve İbn Hazmı da anmalıyız. İbn Arabi, 1165'te doğdu ve bir süre Sevilde yaşadı 1202'de Mekkeye Hac için gitti ve Arabistana yerleşmeye karar verdi. Ona Şam Medresesindede hocalık verildi. Ömrünün sonuna dek öğretmekle vakit geçirdi İbn Arabi, Allahın ışık, nur olduğunu ve dünyanın da Allahın bir ifadesi demmek olduğunu telkin ediyordu O, insanın kendisini mükemmel bir hale koymakla Allaha yaklaştığına inanırdı Bir kitap yazdı, bu kitapta ötek dünyadan, cenneten geçen bir seyahati anlatır Bilginler farzederler ki büyük İtalyan şari Dante İlahi Komedya adındaki eserinin fikrini konusu İbn Arabiden almıştır
İbn Hazm, hepsinden büyük bir yazardı.. Tarih, şiir, hadis ve mantık konularında geniş bilgilere sahipti. Yüz kadar kitap yazdığı sanılıyor
İshak bin Umran Beni Aglep devletinin hizmetinde çalışan İshak bin Umran, Mağripte tanıdığımız ilk büyük çevirmendir. Eserlerini Tunusta yazdı. Hippokrates ve Calinosun eserelerini telif etti, bazı konularda onları eleştirdi.
Ebu-l-Hasan ibn Halef de Endülüste Calinosun eserleri üzerinde çalıştı. Çeviri ve şerhleri toplayarak düzenlemeye çalıştı. İbn Hasday olarak tanınan Ebu Cafer Yusuf bin Hasday da Calinos ve Hippokrat üzerinde çalıştı. Endülüs'ten Mısıra gitti.
İbn Zohr ailesinden Ebu-l-Ala da Calinosun eserleri hakkında Ebubekir Razinin kuşkularını gidermeküzere bir eser yazdı İbn Zohr, Endülüsün en ünlü hekimlerindendi.
Mağrip okulunun olduğu kadar İslam uygarlığının da en büşük şarihi (şerh yazan, açıklama yazısı yazan) İbn Rüşddür. Tıbba ilişkin Yunan eserlerine yazdığı açıklamalar (şerhler) özetle kadar kendi kişisel araştırma ve incelemeleri olan da sayısızdır.
Tıp ve doğa bilimleri de İslam uygarlığında çeviri döneminden sonra kısa bir zamanda büyük bir gelişme göstermiştir. Doğa bilimleri alanında ilk bilginler İranda yettişti. Eski İran,Hint ve Yunan bilimlerini özümseyen Razi, Doğu kadar Batı da ün kazanmış büyük bir doğa bilimcisidir. Yine İranda yetişen Ahmed bin Taberiyi, Ebu Süleyman Sicistaniyi anmamız gerekiyor.
Farabainin araştırmalarında doğa bilgisi ikinci planda geldiği halde İbn Sinada bu ağırlık merkeziydi. Kitab-ül-kanun fit-tıb Yunanlıları gölgede bıraktı. Bu klasik eser yüzyılarca Doğuda ve Batıda yararlanılan bir başvuru kitabı oldu. Büyük Selçuklular zamanında tıp işleri,devletin başlıca görevlerinden biri durumuna gelmişti. Melikşah zamamında teorik tıp gelişme gösterdi. Harzemşahi ünvanıyla tanınan Lokmanın bu sırada yazdığı nicelik ve nitelik bakımından(s: 273) büyük bir kitap olan farmakolojiye ilişkin Akrabazin adlı eseriyle Cürcanlı İsmail bin Hasanın büyük bir tıp ansiklopedisi olan Zahire-i Harzemşahisi klasik kitaplardandır.Osmanlı devrinde birçok tabip yetişmekle birlikte ikk yüzyılların yaratıcılığı yerine taklitçilik egemen olmuştur. Orta Asyanın yetiştirdiği büyük hekimler arasında El-Biruniyi, Semerkandlı Bedrettin Mehmedi, semerkandlı Necmeddin Mehmedi ve Şerafeddin İsmaili anmalıyız.
İslam tıbbı özellikle Mısır Mağrip ve Endülüste Arap memleketlerinde gelişti. Batıda tanınan İslam hekimlerinin büyük bir kısmı bunlar olduğu gibi yine onların eserleri Osmanlılar devrinde kısmen Türkçeye çevrilmiştir. Ebu Yakub İshak Süleyman İsraili(1446-1544),Ali bin Abbas,Cabir ilk dönemin büyük kimyacı ve hekimleridir. İbn Sinanın Kanununu şerh eden İbn ün-Nefis,tıp tarihi ile ünlü olan İbn Ebi Useybiayı anmalıyız. Fakat bütün bunlar arasında en büyük İslam hekimleri, kuşkusuz Endülüslü Ebu-l-Kasım Zehravi, İbn Zohr ,İbn Rüşd ,Musa bin Memun ,İbnel-Vafid ,İbn-el-Baytardır.
İbn-el-Vafid, Endülüslü bir vezir olup,Calinos ve Airstonun tıbba ilişkin kitaplarını inceledikten sonra kişisel deneyimlerinin de ışığında onları eleştirdi.Tıp deneyimleri ve göz hastalıklarıın tedavisine ilişkin önemli eserler yazdı.
İbn Zehravi, Doğu ve Batıda klasik sayılan eserler yazdı
Filozof İbn Bacce ,aynı zamanda büyük bir hekimdi. Yunan eserlerine yazdığı açıklamalardan (şerhlerden) başka Razinin El-Havisini de özetlemişti.
Endülüste İbn Zohr adında üç büyük hekim vardır. Ebu Mervan İbn Zohr, İşbiliyeli( Sevilya) olup,Doğuda geziler yapmış,Kayrevan ve Mısırda uzun uzadıya araştırmalar yaptı; sonra Endülüse dönerek,Saniyede yerleşmiştir. Hükümdarın himayesiyle Orta Çağda ünlü olan tıbbi eserlerini yazdı. Son zamanlarında yeniden İşbiliyeye yerleşen bu kişinin oğul Ebu-l Ala bin Zohr babasından daha da ünlü bir hekim oldu. Zamanında İb Sinanın Kanunu Batıya gelmişti. Yunan doğa anlayışı Doğu medreselerinin incelemeleriyle hayli aşılmış bulunuyordu. İbn Zohr bütün bu hazırlıklardan yararlandı.
Tıp müfredatı,hassalar hakkındaki eserlerinden başka,Hüseyin ibn İshakı eleştirisi dolaysıyla İbn Rıdvana reddiyesi, Razinin Calinos hakkındaki kuşkularını gideren bir eseri,İbn Sinanın müfredata ilişkin fikirlerini eleştiren bir kitabı vardı. Bu eseri oğlu Ebu Umran için yazmıştı. Oğlu Ebu Umran bin Zohr da babası gibi müfredat (tıbbın ayrıntılı dökümleri) konusu üzerinde çalıştı.İlaçlar ve tıp mfredatı üzerine olar araştırmaları bütün Doğuda emsalsiz derecede yükseldi. Tedaviye ilişkin Kitab-üt-teysiri, İbn Rüşd için yazdı. Çeşitli hastalıklar hakkında birçok makaleler yazdı. El-Hafid diye tanınan bu kişinin oğlu İbn Zohr ailesinden büyük bir hekimdir.
Mit folgendem Code, können Sie den Beitrag ganz bequem auf ihrer Homepage verlinken
Weitere Beiträge aus dem Forum Untitled
SEHiDiMiZiN YAZDIGI DUYGU YÜKLÜ SiiRi - gepostet von firtina am Freitag 29.06.2007
Ähnliche Beiträge wie "BATI VE iSLAM"
3.Spieltag in Wildau - Nique (Sonntag 14.11.2010)
Bewerbung eines DD DKs - Anonymous (Mittwoch 17.11.2010)
Zitate des Islam - JCIV (Sonntag 02.09.2007)
ARTE: Der aufgeklärte Islam hat das Wort - Kiki (Dienstag 28.08.2007)
Hagen Rether über Islam und Papst - tara (Montag 14.01.2008)
Online-Umfrage zum Thema Prokrastination - Carola (Donnerstag 06.01.2011)
Bati zivojinovicu nagrada Car Konstantin - vojvodinac (Donnerstag 25.08.2005)
ANERKENNUNG des ISLAM in der SCHWEIZ - M.M.Hanel (Freitag 12.10.2007)
Islam - Zamzam (Freitag 03.12.2004)
Die Taten von M. Kemal und seinen Komplizin gegen den Islam - Freakofislam (Samstag 11.12.2004)
